Social Icons

Kapatmak için ESC tuşuna basın

haksızlığa uğramanın psikolojik etkileri

***Sitedeki bilgiler; uzman teşhis ve tedavisinin yerine geçmez!

Hayatın akışı içinde çoğumuz emeklerimizin görmezden gelindiği, yanlış anlaşıldığımız ya da hak etmediğimiz bir muameleye maruz kaldığımız anlar yaşarız. “Haksızlığa uğramak”, sıradan bir olumsuzluk ya da gelip geçici bir moralsizlikten çok daha derindir. İnsan ruhu doğası gereği adalet, güven ve hakkaniyet arayışı içindedir. Bu nedenle adil olmayan bir durumla karşılaşıldığında, bu durum zihinsel dünyamızda adeta bir varoluşsal deprem etkisi yaratır.

Zihinsel Zemin Sarsıldığında: Şok, Öfke ve Çaresizlik
Haksızlıkla karşılaşılan ilk anda beliren duygu genellikle yoğun bir şok ve hayal kırıklığıdır. Beynimiz “Bu bana nasıl yapılabilir?” sorusuna yanıt ararken amigdala hızla alarm verir. Ardından gelen öfke, aslında benliğimizi koruma arzusunun doğal bir dışavurumudur. Ancak bu öfke zamanında veya doğru bir dille ifade edilemediğinde, yerini derin bir çaresizlik ve yetersizlik hissine bırakabilir.

Özellikle haksızlık güvendiğimiz bir yakınımızdan, yöneticimizden veya adaletine inandığımız bir kurumdan geldiğinde, yaşanan travma iki katına çıkar. Bu durum, kişinin dış dünyaya olan genel güvenini zedeler ve zamanla toplumsal ilişkilerden çekilmesine, yalnızlaşmasına sebep olabilir.

İçselleştirilen Adaletsizlik: Zihinsel “Geviş Getirme” (Ruminasyon)
Haksızlığa uğrayan bireylerin sıklıkla düştüğü en büyük zihinsel tuzak ruminasyondur. Kişi olayı zihninde defalarca baştan sarar: “Keşke şöyle deseydim”, “Neden engel olamadım?” ya da “Ben nerede hata yaptım?” gibi düşünceler gece gündüz zihni meşgul eder.

Zihnin bu sürekli geçmişe saplanıp kalma hali; kronik stres, uyku bozuklukları, tükenmişlik ve ilerleyen safhalarda depresyon veya anksiyete bozukluklarına zemin hazırlar. Öfkeyi dışarıya yöneltemeyip kendi içine hapseden kişi, farkında olmadan bu olumsuz enerjiyi kendi benliğine ve özsaygısına yöneltmeye başlar.

Psikolojik Sağlamlığı Korumak İçin Ne Yapmalı?
Duygunuzu Kabul Edin ve İfade Edin: Öfkenizi bastırmaya çalışmak yerine haksızlığa uğradığınızı ve buna öfkelendiğinizi kabul edin. Duygularınızı güvendiğiniz birine anlatmak veya kağıda dökmek zihinsel yükü hafifletir.

Kendi Sınırlarınızı Çizin: Yaşanan olaya karşı -mümkünse- sakin, kararlı ve net bir dille itirazınızı dile getirin. Cevap verilemeyen durumlarda ise zihinsel olarak mesafe koymayı öğrenin.

Kontrol Edemediğiniz Şeyleri Serbest Bırakın: Başkalarının adil olmayan tutumları sizin değerinizi belirlemez. Karşı tarafın karakter eksikliğini kendi kişisel zayıflığınız gibi algılamaktan vazgeçin.

Haksızlık hayatın bir gerçeğidir; ancak buna verdiğimiz tepki ve içsel sağlığımızı koruma biçimimiz tamamen bizim kontrolümüzdedir. Ruhunuzun adaleti, başkalarının davranışlarına değil, sizin kendinize verdiğiniz değere bağlıdır.

Keşfetmek